1. eroeznora:

    "Bu kaçıncı ölmem hain?!"

    (Source: ez-nora, via ivanmilinski)

     

  2. "Geldim, gitmelere bekle diyerek.
    Attım valize birkaç kırgınlık,
    Bir iki vefasızlık.
    Bir kaç acı söz,
    Benim hatırladıklarım.
    Bir kaç iyi söz,
    Senin unuttukların.
    Geride kalan ne varsa;
    Boğazın sularına serdim.
    Geldim,korkma aç kapıyı,
    Sende kalmaya değil;
    Beni almaya geldim."
    —  Halil Cibran, Geldim
     
  3. "Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir." - Sabahattin Ali , Kürk Mantolu Madonna

     
  4. irtifakaybi:

    ‎”Büyüklerin bunca uzun yaşadığı bir ülkede

    Bir onur dersi midir çocukların ölümü?”

    Şükrü Erbaş

    (via gunesozlemi)

     
  5. Bakın size ne buldum :)

     

  6. "

    "Gözlerin ipek yoludur ömrümün
    Akasya yüklü kervanlar geçer
    Çan sesleri arasında bir fener
    Yanar söner yanar söner yanar söner
    Gözlerin ipekyoludur ömrümün

    Kentin en kalabalık yerlerinde
    Dört nala koşan bir at gibi
    Çılgınlığa akan yalnızlığa ölüme
    Yazılmış şiirleri yeniden yazmak bütün
    Hayatı teyellemek yepyeni bir güne
    Ve sonra sökmek uzun uzun

    Gözlerin ipekyoludur ömrümün
    Yalnızlıktan gelir yalnızlıklara gider
    Düşülür her şeyin altına bir tarih
    Soluksuzum günlerdir geceler uzar
    Yaşamak dünyayı ödüllendirmektir artık
    Kendimi öldürdüğüm yerlerde beni kan tutar

    Başıma gelecekleri bile bile yürürüm
    Hilton Oteli’nde hu çekerim huu…
    İşte hırkam ben de bir dervişim
    Asamı vestiyerde bırakmak zorunda kalırım
    Nescafeyi konyakla kardığım günler gecelerdir

    Bakarım gözlerine eğnim silkelenir
    Döktüğüm acılar yıllar kederlerdir
    Alnıma bir avuç tuz atılır düşünemem
    Konuşamam ağlayamam bağıramam
    Neden gece her gecenin ardından gelir

    Gözlerin ipekyoludur ömrümün
    Gözlerin tarihçesi yaşayıp öldüğümünI
    Ihlamur ağaçları altında bir Saraybosna hatırası
    Rüya bu oturur konuşurmuşuz
    Sen ben ve Deniz bir de rüzgarın örttüğü gençliğimiz
    Sen ben ve Deniz. Sen ben ve Deniz…”

    "
    — * 1990
    - Ahmet Erhan
     
  7.  

  8. "

    önce sesin gelir aklıma
    çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
    güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
    sonra cumartesi günleri gelir
    sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
    bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.

    kırk kere söyledim bir daha söylerim
    savaşta ve barışta, karada ve denizde,
    düşkünlükte ve esenlikte
    zamanımız apayrı bize göre
    yanyana olduk mu elele
    aç kalsak ağlamayız biliyorum.

    içim güvercinleri okşamış gibi rahat
    sen yanımdayken ister istemez
    geniş meydanlarda akşam üstleri
    üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar.

    sen yanımdayken ister istemez
    uzak ırmakları hatırlıyorum.

    ama allah bilir ya, ne saklıyayım
    yanında ihtiyarlamak istiyorum…

    "
    —  Turgut Uyar
     

  9. "

    (…)
    sokaktayım ve herkes alışkın
    hatta bekliyor onu durmadan
    bir soylunun serinleme alışkanlığıyla
    bir ağustos akşamında
    durmadan kurban, durmadan sunu
    tükenmeyen açlığına düzenin
    döğüşmeyi ve kanı hazırlıyor
    aşkın son kertesini
    onu, durmadan

    şimdi ey eski gümüş, batık gemi, diyorum ki
    her yerde seni hatırlıyorum durmadan
    saat kaç olursa olsun, takvim ne derse desin
    açlıkta, bir bıçağın kabzasında ve dağda
    durmak istediğimi hatırlıyorum durmadan
    itilirken ve dövülürken ve kovalanırken
    güneş batarken ve doğarken
    bir parmaklığa dayayıp ellerimi
    durmak istediğimi hatırlıyorum durmadan
    itilirken ve dövülürken ve kovalanırken
    güneş batarken ve doğarken
    bir parmaklığa dayayıp ellerimi
    durmak istediğimi
    (…)

    "
    —  Turgut Uyar
     
  10. escinselim:

    #direnayol

    (via gunesozlemi)